27 Mayıs 2018 Pazar

Okudum: Piramitler Çağı (Christian Jacq)



Adı: Piramitler Çağı - Masallar ve Efsaneler
Orj. Adı: Du Temps Des Pyramides
Sayfa: 168

Kütüphanede bulduğum bir çocuk masal kitabı. Uzun serilerden sıkılınca bu tarz hafif kitaplar iyi geliyor. Yazarın daha önce bir kitabını okumuştum. Yine Mısır'ı anlatıyordu ama romandı, onu sevmiştim. Bu kitap da Mısır Masalları gibi diyebilirim.
İçinde 11 bölüm var. Hepsi birbirinden bağımsız. Hepsinde de okuyunca inceden bir mesaj var. Hatta birisi külkedisine benziyor. Ama buradaki  ayakkabı yerine bir sandalet :)

Kitap 1999 da çıkmış, 2001'de çevirmişler. Benim çocukluğuma yetişmiş aslında ama o zamanlarda denk gelmemişim..

Prof Saracoglu Doğal Diş Macunu


Prof Saracoglu Kekik Özlü Doğal Diş Macunu 75 ml.

Bir arkadaşımda görüp denemiştim önce. O zaman çok beğenip kendime de almıştım. Yaklaşık 3 haftadır kullanıyorum ve çok memnunum.
İçinde neredeyse hiç zararlı madde yok. Zaten fırçalarken de anlaşılıyor. Köpürmüyor, yakmıyor, şekerli bir tat bırakmıyor, sadece temizliyor. Rengi de hafif krem gibi. İçinde nane ve kekik özleri varmış ama pek hissedilmiyor. Bana baya masum geldi.
Bu sürede erik de yediğim oldu, normalde hafif bir sızlama bırakırdı ama yok. Sanırım baya iyi bir diş macunu :)

Saraçoğlunun websitesinden almıştım 20 tl idi.

26 Mayıs 2018 Cumartesi

Golden Rose Rich Color Oje 110 - Yeşil




Golden Rose Rich Color  Oje 110 - Yeşil

Bir arkadaşım hediye etmişti. Çok güzel bir yeşilmiş, tam sevdiğim tonda. Tek katta bile rengini verdi, çok beğendim. Fırçası kalınmış, kolay sürülüyor, hemen de kuruyor. Yerim :)

23 Mayıs 2018 Çarşamba

Avon True Colour Supershock Volume Mascara Siyah



Avon True Colour Supershock Volume Mascara Siyah 10 ml.

Avon'un bu tombul maskarasını her kılıf değiştirdiğinde alıyorum ve hep pişman oluyorum. İçi aynı işte. Aynı etkisiz fırça, 5 katta anca belli ediyor kendini.
Dökülmüyor, kolay çıkıyor ama o istediğim dolgunluğu vermiyor. Çok sevenleri var bu maskaranın, benim de kirpiklerim cılız, ne yapayım :)
13 tl idi sanırım.

21 Mayıs 2018 Pazartesi

Okudum: Olmayan Ülke (Ahmet Ümit)


Adı: Olmayan Ülke
Yazar: Ahmet Ümit
Sayfa: 156

Ahmet Ümit'in böyle bir kitabı olduğunu bilmiyordum. Çocuk kitabı olduğunu görünce daha da şaşırdım. Uzun zamandır masal okumadığım için açtım okudum. Sabahtan öğleye kadar bitti. Yazıları büyük olduğu için çabuk okundu. İlk ve ortaokul çocuklarının seviyesine göreymiş tam.

Büyücülerin ve insanların birbirine düşman olduğu topraklarda geçiyor hikaye. İnsan kral, büyücü kralını yeniyor ve ikisinin de çocukları var. İnsan kralın büyük kızları evlenirken, küçük kızı hiç tanımadığı birine aşık oluyor ve o kişi de Büyücü kralının oğluymuş meğerse. Aralarında söz verip anlaşıyorlar ama kız saflığından sözü tutmuyor ve başlarına gelenler, neler neler..

20 Mayıs 2018 Pazar

Okudum: Kızıl İsyan Serisi - Kızıl Yükseliş - Altın Oğul (Pierce Brown)



Adı: Kızıl Yükseliş
Yazar: Pierce Brown
Orj. Adı: Red Rising
Sayfa: 445
Fiyat: 16 tl

Kitap bir distopya. Okurken önce o evrene oradaki isimlere alışmak gerek. Buna alışmam biraz uzun sürdü. İlk yüz sayfa, bırakmayı bile düşündüm. İsimler garip, oradaki işleyiş çok farklı, hemen bir sürü olay oluyor vs. Biraz durağan başlayıp o dünyayı azcık tanıtsaydı daha az sancı çekerdim. Ama kötü bir kitap değil. Alışınca çok sürükleyici ve hızlı okunuyor. Sevdim ve devamını da merak ediyorum.

Dünyadaki hayata ne olmuş bilmem ama insanlık Mars'a taşınmış ve büyük evrimler geçirmiş. Renklere göre ayrılmışlar. Altınlar sarışın, gösterişli, güçlü hatta göz bebekleri bile altın sarısı. Mars'a hükmeden ırk kısaca. Ama çok masum bir yönetim olduğunu söyleyemem.
Kızıllar, kızıl saçlı, kendi içlerinde güçlü, bir nevi karınca gibiler. Mars'ın yer altında değerli yakıt çıkarıyorlar. Aslında düpedüz sürünüyorlar. Doğru düzgün yemek bile verilmiyor ve gökyüzünü de göremiyorlar. Bunu 80. sayfadan sonra anladım. Yazık oldu biraz..
Altın ve kızıl dışında o kadar çok renk var ki, çok üstlerinde durulmadığı için ben de aklımda tutmadım. Yoksa kitap pek çok ayrıntıyla dolu.

Kızıl ırktan Darrow henüz çok genç ama evli ve babasını zamanında asmışlar. Oralarda asılmak, halk için büyük disiplin kaynağı. Asanlar tabi ki Altınlar. Neyse. Darrow madende harikalar çıkarsa da büyük ödülü hiç alamazlar ama garibim isyan etmeye de hiç niyeti yok. Madende çalışarak, Mars'a yerleşecek insanlar için yatırım yaptıklarını sanıyorlar Aslında kandırılıyorlar ama haberleri yok. İnsanlar Mars'a uzuun zaman önce yerleşip zevk-sefa sürmeye başlamışlar bile. Siz yakıt çıkaradurun.

Darrow'un karısı biraz isyankar ve bu yüzden asıyorlar onu. Asılırken yasak bir şarkı söylüyor ve Darrow'un içinde birazcık isyankarlık başlıyor. Sonra amcası tarafından sarhoş ediliyor ve yasak işler yapıyor ve çocuğu asıyorlar. Öldüğünü zannediyor ama ölmemiş, sadece bir tünele bırakılmış. Orada değişik kimselerle tanışıyor ve hayatı değişiyor. Onu bir Altın'a dönüştürüyorlar. Boyu uzuyor, vücut gelişiyor, gözlerini bile değiştiriyorlar. Daha güzel görmeye başlıyor :)

Mars'ta yöneticilerin seçimi için ya da şöyle söyleyeyim, ergenlerin bir mesleğe veya pozisyona gelmeleri için geçmeleri gereken bir sınav var. En güçlüler alınıyor bu sınava. (Altın olmak şartıyla)  Adı enstitü. Bir okul değil, bir savaş alanı. Aslında Bildiğimiz Açlık Oyunu ama daha korkuncu. Burada çeşitli zulümlerle gençleri birbirlerine kırdırıyorlar. Sonra da en başarılıları güzel pozisyonlara getiriyorlar. Böyle anlatınca baya normal bir düzenmiş gibi geliyor ama değil. Amaç Darrow'u Altın kılığında bu sınava sokup, başarmasını sağlayıp, onu yükseltmek ve Kızılları başa getirmek.
Tip değiştirmeye kadar tamam da sonrasında çocuk kendi başına bir yol çiziyor. Başarılı da oluyor ama çok macera atlatacak oralarda.

İsimlere alıştıktan sonrası kolay. Aralara büyük boşluklar koymadan okumak lazım. Yoksa konudan kopuluyor.




Adı: Altın Oğul
Yazar: Pierce Brown
Orj. Adı: Golden Son
Sayfa: 483
Fiyat: 16 tl

Darrow, Enstitü denen sınavdan çıkıp BaşVali Agustus'un kanatları altına girmiştir. Akademi denen savaş eğitimi biriminde birkaç yıl kendini geliştirir. Ama bir uzay savaşı denemesinde Bellona ailesine yenilir ve sonrasında Bellona'ların züppe gençleri tarafından aşağılanır. Bunu duyan Sahip, Darrow'u reddeder ve başka aileye satıacağını söyler. Satılma veya devretme töreninde Darrow ortalığı karıştırır. Meğerse Lorn au Arcos'tan özel jilet dersi almıştır ve Cassius'u neredeyse öldürür. Keşke tam öldürseydi. O çocuk tam bir bela. Bu sırada Darrow'un gizliden sevdiği Kısrak denen kız, Cassius'la gezmeye başlamıştır ve Darrow buna çok kızar.
Kızla barışması uzun sürmüyor. Bu sıralarda bolca girişkenlik yapıp neredeyse tüm evrene meydan okuyor Darrow. Amacı Hükümdar'ı öldürmek ama onu da son anda elden kaçırıyor. Dost bildikleri arkasında vuracak ve hiç ummadığı insanlardan yardım görecek. Tabi bir de Ares var. Onun kim olduğunu öğrenince ben bile şok oldum. Ama kitabın sonu baya acıklı bitiyor. Neredeyse tüm büyükbaşlar öldürülüyor ve devam kitabına ne kaldı diye merak ediyorum.

Kitap yine çok akıcı ama nedense sıkıldım ben bu düzenden. Hep mi kötü çıkar bu altınlar, hep mi ters köşe..

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Okudum: Kayıp Kral (Gökhan Biçer)



Adı: Kayıp Kral
Yazar: Gökhan Biçer
Sayfa: 430
Fiyat: 12 tl

Yazarın daha önceki kitaplarını okuyup çok beğenmiştim. Bu kitabını da yine beğeneceğimi umarak aldım ve pişman olmadım. Dili gerçekten çok akıcı, sıkılmadan okudum. Konu da sürükleyici olunca bitmesini istemedim diyebilirim.

Kitap eski zamanlarda geçiyor. Birleşik Krallıkta, babasının tahttan inmesini bekleyen sabırsız bir prens var. Offa. Neredeyse 40'ına girmiş bir prens. Babası ülkeyi çok güzel yönetse da oğlu artık kendisi başa geçmek istiyor. Bir gün ormanda karşısına karanlık bir tip çıkıyor ve prensin neredeyse her şeyini bildiğini söylüyor. Onu Gölgeler Birliği'ne götürüyor. Karanlık büyülerle kötülük yayan bir grup. Prensin tahta geçmesine yardım ediyorlar. Prens bir gün babasını zehirliyor ve başa geçiyor.

Taç giyme töreninde tacın üstündeki mavi taşın parlaması gerekiyormuş. Krallığın bir geleneği, kraliyet kanından biri başa geçince taç mavi ışık yayarmış. Offa tacı giydiğinde taş parlamıyor ve prensin evlatlık olduğunu anlıyorlar. Halk kralı kabul etmiyor. Offa ise gerçek kralın kim olduğunu aramaya başlıyor.

Uzak köylerden birinde demircilik yapan Dylan, ailesinin üvey olduğunu bilmiyor. Offa onu bulduğunda her şeyi anlatıyor ve tacı bir anlığına Dylan'ın başına geçiriyor. Mavi ışık yanarken Dylan ölmüş atalarını görüyor ve konuşuyor. Offa gerçek kralı, öldürmek için tutsak ettiğinde kız kardeşi Prenses Helen bir şekilde Dylan'ın kaçmasına yardım ediyor ve doğruca amcasına gidiyorlar.

Amca Edgar, inzivaya çekilmiş mistik biri. Her türlü büyüden anlıyor ve bir ejderhası var. Ama ormanda bir ejderha daha bulmuş ve o da Dylan'ı seçiyor. Öyle küçük ki, Dylan'ın omzundan inmiyor. Çok sevdim bu ejderhayı :) Adını Knox koyuyorlar ve vakti geldiğinde bu minik ejderha büyüyüp çok çok büyük işlerin altından kalkıyor.

Kitabı gerçekten çok sevdim. Aslında Seçilmiş serisinden bağımsız gibi gelmişti bana ama kitapta birkaç yerde Vitale'ye gönderme var. Hatta sonunda kendisi çıkıp geliyor. Her iki kitabı da okudum ama uzun zaman geçti üstünden. Vitale zamanda gezerken Dylan'ın yanında uğradıysa bile hatırlamıyorum. Belki de yeni kitap için ufak bir göndermedir, bilemeyiz :)